<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss
version="2.0"
xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
> <channel><title>Ağ günlüğü &#8211; Blog yazısına yapılan yorumlar</title> <atom:link href="http://hedefturkce.com/ag-gunlugu-blog/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" /><link>http://hedefturkce.com/ag-gunlugu-blog/</link> <description></description> <lastBuildDate>Sat, 24 Mar 2012 12:59:45 +0000</lastBuildDate> <sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod> <sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency> <generator>http://wordpress.org/?v=</generator> <xhtml:meta xmlns:xhtml="http://www.w3.org/1999/xhtml" name="robots" content="noindex" /> <item><title>Yazar: sibel</title><link>http://hedefturkce.com/ag-gunlugu-blog/comment-page-1/#comment-2818</link> <dc:creator>sibel</dc:creator> <pubDate>Fri, 05 Feb 2010 13:35:10 +0000</pubDate> <guid
isPermaLink="false">http://hedefturkce.com/?p=17#comment-2818</guid> <description>ay unutmuşum hungry demişim açım bn diyecektim pardon aklımda kalmış ing dersinden</description> <content:encoded><![CDATA[<p>ay unutmuşum hungry demişim açım bn diyecektim pardon aklımda kalmış ing dersinden</p> ]]></content:encoded> </item> <item><title>Yazar: sibel</title><link>http://hedefturkce.com/ag-gunlugu-blog/comment-page-1/#comment-2817</link> <dc:creator>sibel</dc:creator> <pubDate>Fri, 05 Feb 2010 13:29:16 +0000</pubDate> <guid
isPermaLink="false">http://hedefturkce.com/?p=17#comment-2817</guid> <description>evet  doğru söylüyorsunuz herke s kendi dilini konuşmalı bu arada hungry gidip yemek yiyeyim bi dk mmm yedim işte bir gün arkadaşlarla geziyorduk önümüze birisi çıktı daha ne bakıyorsun demeden çantamızı alıp kaçtı sonra arkasınndan koştururkewn 3 arkadaşımla baktık oturmuş bize gülüyo sonra maskesini   çıkardı  birde baktım bnm bitaanecik sevgilim noluyo burada dedim  size şaka yaptık dedi ve ardındanda diğerleri  geldi bide bizi kameraya çekmişler almaya  çalıştık ama olmadı bütün internet sitelerine göndermişler onları bulup silmeye çalışıyorum hala...</description> <content:encoded><![CDATA[<p>evet  doğru söylüyorsunuz herke s kendi dilini konuşmalı bu arada hungry gidip yemek yiyeyim bi dk mmm yedim işte bir gün arkadaşlarla geziyorduk önümüze birisi çıktı daha ne bakıyorsun demeden çantamızı alıp kaçtı sonra arkasınndan koştururkewn 3 arkadaşımla baktık oturmuş bize gülüyo sonra maskesini   çıkardı  birde baktım bnm bitaanecik sevgilim noluyo burada dedim  size şaka yaptık dedi ve ardındanda diğerleri  geldi bide bizi kameraya çekmişler almaya  çalıştık ama olmadı bütün internet sitelerine göndermişler onları bulup silmeye çalışıyorum hala&#8230;</p> ]]></content:encoded> </item> <item><title>Yazar: sinem</title><link>http://hedefturkce.com/ag-gunlugu-blog/comment-page-1/#comment-1140</link> <dc:creator>sinem</dc:creator> <pubDate>Sun, 17 May 2009 15:32:42 +0000</pubDate> <guid
isPermaLink="false">http://hedefturkce.com/?p=17#comment-1140</guid> <description>bence her ülkenin kendi dilini konuşması gerekir çünkü yabancı kelimeler bize ait olmayan kelimelerdir hemde türkçede yabancı kelimelerden daha fazla kelime vardır ve kendi dilimizi konuşmak daha uygun olur</description> <content:encoded><![CDATA[<p>bence her ülkenin kendi dilini konuşması gerekir çünkü yabancı kelimeler bize ait olmayan kelimelerdir hemde türkçede yabancı kelimelerden daha fazla kelime vardır ve kendi dilimizi konuşmak daha uygun olur</p> ]]></content:encoded> </item> <item><title>Yazar: Heartsmagic</title><link>http://hedefturkce.com/ag-gunlugu-blog/comment-page-1/#comment-24</link> <dc:creator>Heartsmagic</dc:creator> <pubDate>Tue, 08 Jul 2008 17:46:20 +0000</pubDate> <guid
isPermaLink="false">http://hedefturkce.com/?p=17#comment-24</guid> <description>Fikir teatisini baştan aşağıya kadar zevkle okudum. Baştan belirteyim ki internet üzerindeki böyle güzel fikir alışverişlerini her geçen gün daha da özlüyorum zira tartışmalar da yozlaşmaya başladı.
Naçizane fikrimi belirtmek isterim. Öncelikle bu dışarıdan dilimize girecek kelimelerin muadilinin oluşması işlemi &#039;bence&#039; iki farklı yolla olabilir. Bu yollardan ilki TDK&#039;ye ait. Sıklıkla verilen computer-bilgisayar örneğinde olduğu gibi toplumun kabullenebileceği ve kullanırken zorluk çekmeyeceği, kelimeyi duyduğu anda anlamına dair çıkartımlar yapabileceği muadil kelimeler bulunursa başka bir yola gerek kalmaz. Buna bağlı olarak kelime ithaline ihtiyaç da hasıl olmaz.
İkinci yol ise toplumun kendi içerisinde benimseyeceği bir kelimenin kullanılmaya başlaması ve bunun yaygınlaşması.
Üzülerek belirtmek istiyorum ki toplum eğer dışarıdan gelen kelimeyi aynen benimsiyorsa artık iş işten geçmiş oluyor. Kaldı ki bu işler pek zorla da olmuyor. Örneğin &#039;zapping&#039; kelimesi bu tartışma içerisinde geçmiş. Sanırım artık kimse geçgeç kullanmaz. Fakat atlanmaması gereken nokta da şu ki &#039;zapping&#039; kullanmayanlar da olacaktır. Zira bizim kültürümüze illa dışarıdaki bir olayın tek kelime ile yerleşmesi şart mıdır? Zapping olarak tanımlanan eylemi başka şekillerde anlatmamız mümkün değil midir? Cevap zaten tartışma içerisinde verilmiş. Bizde o eylem televizyon izlemek olarak geçmektedir.
Hal böyle olunca bu süreç biraz da kendiliğinden oluşmalıdır diye düşünüyorum. Ortada verilmek istenen gayretleri desteklesem de dediğim gibi bence bu iki yoldan biri belirleyecektir gidişatı. TDK bilmiyorum blog gibi kelimeler için bir çalışma yapıyor mu? Ancak yapsa bile teknoloji ihracını son doruğunda yaşadığımız şu günlerde hepsine yetişemez. Bu nedenle iş biraz da bize düşüyor.
İşte üzerime düşen bu mesele için ben ilk günlerden beri blog yerine günlük kelimesini kullanmaktayım. Zorlama olarak değil ama, blog kelimesi hiç sinmedi içime benim. Günlük tutmazdım ama tutsam da bundan farklı olmazdı diyerek günlük olarak kullanmaya başladım ve çok da memnunum. Şu an kime &quot;günlüğümde şunu yazdım&quot; dersem benim nerede yazdığımı anlıyorlar. Daha başka ne isterim ki?</description> <content:encoded><![CDATA[<p>Fikir teatisini baştan aşağıya kadar zevkle okudum. Baştan belirteyim ki internet üzerindeki böyle güzel fikir alışverişlerini her geçen gün daha da özlüyorum zira tartışmalar da yozlaşmaya başladı.</p><p>Naçizane fikrimi belirtmek isterim. Öncelikle bu dışarıdan dilimize girecek kelimelerin muadilinin oluşması işlemi &#8216;bence&#8217; iki farklı yolla olabilir. Bu yollardan ilki TDK&#8217;ye ait. Sıklıkla verilen computer-bilgisayar örneğinde olduğu gibi toplumun kabullenebileceği ve kullanırken zorluk çekmeyeceği, kelimeyi duyduğu anda anlamına dair çıkartımlar yapabileceği muadil kelimeler bulunursa başka bir yola gerek kalmaz. Buna bağlı olarak kelime ithaline ihtiyaç da hasıl olmaz.</p><p>İkinci yol ise toplumun kendi içerisinde benimseyeceği bir kelimenin kullanılmaya başlaması ve bunun yaygınlaşması.</p><p>Üzülerek belirtmek istiyorum ki toplum eğer dışarıdan gelen kelimeyi aynen benimsiyorsa artık iş işten geçmiş oluyor. Kaldı ki bu işler pek zorla da olmuyor. Örneğin &#8216;zapping&#8217; kelimesi bu tartışma içerisinde geçmiş. Sanırım artık kimse geçgeç kullanmaz. Fakat atlanmaması gereken nokta da şu ki &#8216;zapping&#8217; kullanmayanlar da olacaktır. Zira bizim kültürümüze illa dışarıdaki bir olayın tek kelime ile yerleşmesi şart mıdır? Zapping olarak tanımlanan eylemi başka şekillerde anlatmamız mümkün değil midir? Cevap zaten tartışma içerisinde verilmiş. Bizde o eylem televizyon izlemek olarak geçmektedir.</p><p>Hal böyle olunca bu süreç biraz da kendiliğinden oluşmalıdır diye düşünüyorum. Ortada verilmek istenen gayretleri desteklesem de dediğim gibi bence bu iki yoldan biri belirleyecektir gidişatı. TDK bilmiyorum blog gibi kelimeler için bir çalışma yapıyor mu? Ancak yapsa bile teknoloji ihracını son doruğunda yaşadığımız şu günlerde hepsine yetişemez. Bu nedenle iş biraz da bize düşüyor.</p><p>İşte üzerime düşen bu mesele için ben ilk günlerden beri blog yerine günlük kelimesini kullanmaktayım. Zorlama olarak değil ama, blog kelimesi hiç sinmedi içime benim. Günlük tutmazdım ama tutsam da bundan farklı olmazdı diyerek günlük olarak kullanmaya başladım ve çok da memnunum. Şu an kime &#8220;günlüğümde şunu yazdım&#8221; dersem benim nerede yazdığımı anlıyorlar. Daha başka ne isterim ki?</p> ]]></content:encoded> </item> <item><title>Yazar: arabacı</title><link>http://hedefturkce.com/ag-gunlugu-blog/comment-page-1/#comment-23</link> <dc:creator>arabacı</dc:creator> <pubDate>Tue, 08 Jul 2008 16:32:27 +0000</pubDate> <guid
isPermaLink="false">http://hedefturkce.com/?p=17#comment-23</guid> <description>Bloga Türkçe bir karşılık bulmak için epey geç kalındı. Blogcu.com 2005&#039;te açılmış. 3 sene kısa bir zaman dilimi görülebilir fakat bu 3 seneye sığdırılan işlere bakıldığında çok geç kalındı. Blogcu, bloglama, bloglamak, blog yazmak, şirket blogu... Bu saatten sonra &quot;blog&quot;u dilden atmak olmaz bence</description> <content:encoded><![CDATA[<p>Bloga Türkçe bir karşılık bulmak için epey geç kalındı. Blogcu.com 2005&#8242;te açılmış. 3 sene kısa bir zaman dilimi görülebilir fakat bu 3 seneye sığdırılan işlere bakıldığında çok geç kalındı. Blogcu, bloglama, bloglamak, blog yazmak, şirket blogu&#8230; Bu saatten sonra &#8220;blog&#8221;u dilden atmak olmaz bence</p> ]]></content:encoded> </item> <item><title>Yazar: Kaan Fakılı</title><link>http://hedefturkce.com/ag-gunlugu-blog/comment-page-1/#comment-20</link> <dc:creator>Kaan Fakılı</dc:creator> <pubDate>Fri, 04 Jul 2008 11:29:03 +0000</pubDate> <guid
isPermaLink="false">http://hedefturkce.com/?p=17#comment-20</guid> <description>Fatih Bey, öncelikle yanıldığınız bir nokta var. Şöyle örnekleyim, bir adam namaz kılmıyor diye zina yapacak diye bir şey yok ya da şöyle söyleyim,  namaz kılmayan adama, “Zaten namaz kılmıyorsun, o zaman kadınlara, kızlara bakabilirsin.” gibi bir öneride bulunamazsınız. Bu çok saçma olacaktır. Bir insan evet ibadetlerin birisini yapmayabilir ancak başka bir ibadetini yerine getirebilir. Bu ikisi birbirinden ayrı değerlendirilir. Yine oruç tutan bir adam içki de içebilir. İkisinin sevabı da günahı da ayrı ayrı değerlendirilir. Kaldı ki sorunun küçüğü büyüğü olmaz. Çözüm ikisi için de gereklidir. Kimileri küçük sorunlarla uğraşır, kimileri ise büyük sorunlarla. Büyük sorunlarla uğraşanlar yok diye küçük sorunlarla uğraşmayı bir kenara bırakmak bence asıl gaflettir. Kaldı ki “blog” kelimesi bilişim dünyasının büyük sorunlarındır. Bu kelimeyi Türkçeleştirebildiğiniz zaman ne kadar etkili bir duruşunuzun olduğunu görürsünüz ve bu duruş ile bahsettiğiniz birçok sorunu çözebilirsiniz. Yani temelde insanları bilinçlendirmek yatıyor.
Yabancı dükkan isimlerine gelince, bu konuda TDK’nin ciddi çalışmaları vardır. Ancak maalesef bazı yerde yasalardan dolayı dil bilimciler yetersiz kalıyor. Bu durumda dil bilimcilere değil siyasetçilere iş düşüyor. Bununla birlikte sivil toplum kuruluşları, sosyologlar gibi birçok kuruma ve kişiye de iş düşüyor.
Evet, halk dilde kolaylığı seçer. Dilde tasarruf kanunu denen bir şey bu. İnsanlar kendilerine kolay gelen sözcükleri daha çok seçerler. Ancak şurada yanılıyorsunuz ki, bu yaptığımız işi bilmeyen birisinin de anlaması önemlidir. Bu kavramı hiç bilmeyen birisine “blog” ve “günlük” dediğiniz zaman hangisi onda daha çok çağrışım yapacaktır? Hiçbir zaman duymadığı “blog” kelimesi mi yoksa “günlük” kelimesi mi? Ya da günlük değil de, “yazanak, yazmalık, yazıt, günce” gibi herhangi bir kelime olabilir. Türkçenin ifade gücü burada kendisini gösteriyor. Biz zaten Türkçe kelime köklerinin anlamlarını iyi biliyoruz. Bu kökten türemiş bir kelime ile karşılaştığımızda çok rahat anlayabiliriz o kelimeyi.
Yani buraya kadar özetlemek gerekirse, daha büyük sorunlarımız var, evet, ancak bu kelimeyi Türkçeleştirmek çözüm noktasında birliği, beraberliği, kararlılığı bizimle birlikte kılacak ve büyük sorunlara doğru adım atacağız.
“. Dünyadaki tüm toplumlarda ortak olarak kullanılan bu şeyin isminin de tüm dünya dillerinde aynı olmasının ne sakıncası olabilir ki?” demişsiniz.
O zaman “burger king”in sizin için bir mahsuru yok ya da başka herhangi bir yabancı ismin. Onlar da tüm dünya dillerinde kullanılıyor?
Buzdolabı, bilgisayar, anakart, işlemci gibi kelimeler ilk bulunduğunda birçok kişiye komik gelmişti. Sizin gibi tepkiler vermişti ancak şu an çok da güzel kullanılıyor. Bu alışkanlık ile alakalı. Siz önyargılarınızı yıkar ve alışkanlıklarınızdan vazgeçerseniz bulduğumuz karşılığı çok rahat kullanabilirsiniz.
Saydığınız örneklere gelince, bir insanın hayatında o dediğiniz türden yabancı kelimelerin olması kullandığı bir kelimeyi Türkçeleştirmesine engel değildir. Bakın bizim teknoloji tarihimizde birçok kelime Türkçeleşmiştir:
Computer = Bilgisayar
Scanner = Tarayıcı
Printer = Yazıcı
Mouse = Fare
CPU = İşlemci
Main Board: Anakart
Bu örnekleri daha da sıralamak mümkün. Hatta bir de otomobil sektöründen örnek vereyim size, bir arkadaşla dün konuşurken dikkatimizi çekti. İngilizcede arabaların gücünü gösteren bir ölçü birimi mi diyelim ya da başka bir şey mi diyelim bilmiyorum ama “Horse Powee (HP)” vardır. Bizim dilimize çevirdiğinizde ise direkt “Horse” kelimesinin karşılığı olan “Beygir” kelimesi kullanılır. Yani bu araba “100 Beygir” gibi bir ifade. İşte verdiğim bu örnekler bir kelimenin nasıl Türkçeleşebileceğinin ispatıdır.</description> <content:encoded><![CDATA[<p>Fatih Bey, öncelikle yanıldığınız bir nokta var. Şöyle örnekleyim, bir adam namaz kılmıyor diye zina yapacak diye bir şey yok ya da şöyle söyleyim,  namaz kılmayan adama, “Zaten namaz kılmıyorsun, o zaman kadınlara, kızlara bakabilirsin.” gibi bir öneride bulunamazsınız. Bu çok saçma olacaktır. Bir insan evet ibadetlerin birisini yapmayabilir ancak başka bir ibadetini yerine getirebilir. Bu ikisi birbirinden ayrı değerlendirilir. Yine oruç tutan bir adam içki de içebilir. İkisinin sevabı da günahı da ayrı ayrı değerlendirilir. Kaldı ki sorunun küçüğü büyüğü olmaz. Çözüm ikisi için de gereklidir. Kimileri küçük sorunlarla uğraşır, kimileri ise büyük sorunlarla. Büyük sorunlarla uğraşanlar yok diye küçük sorunlarla uğraşmayı bir kenara bırakmak bence asıl gaflettir. Kaldı ki “blog” kelimesi bilişim dünyasının büyük sorunlarındır. Bu kelimeyi Türkçeleştirebildiğiniz zaman ne kadar etkili bir duruşunuzun olduğunu görürsünüz ve bu duruş ile bahsettiğiniz birçok sorunu çözebilirsiniz. Yani temelde insanları bilinçlendirmek yatıyor.</p><p>Yabancı dükkan isimlerine gelince, bu konuda TDK’nin ciddi çalışmaları vardır. Ancak maalesef bazı yerde yasalardan dolayı dil bilimciler yetersiz kalıyor. Bu durumda dil bilimcilere değil siyasetçilere iş düşüyor. Bununla birlikte sivil toplum kuruluşları, sosyologlar gibi birçok kuruma ve kişiye de iş düşüyor.</p><p>Evet, halk dilde kolaylığı seçer. Dilde tasarruf kanunu denen bir şey bu. İnsanlar kendilerine kolay gelen sözcükleri daha çok seçerler. Ancak şurada yanılıyorsunuz ki, bu yaptığımız işi bilmeyen birisinin de anlaması önemlidir. Bu kavramı hiç bilmeyen birisine “blog” ve “günlük” dediğiniz zaman hangisi onda daha çok çağrışım yapacaktır? Hiçbir zaman duymadığı “blog” kelimesi mi yoksa “günlük” kelimesi mi? Ya da günlük değil de, “yazanak, yazmalık, yazıt, günce” gibi herhangi bir kelime olabilir. Türkçenin ifade gücü burada kendisini gösteriyor. Biz zaten Türkçe kelime köklerinin anlamlarını iyi biliyoruz. Bu kökten türemiş bir kelime ile karşılaştığımızda çok rahat anlayabiliriz o kelimeyi.</p><p>Yani buraya kadar özetlemek gerekirse, daha büyük sorunlarımız var, evet, ancak bu kelimeyi Türkçeleştirmek çözüm noktasında birliği, beraberliği, kararlılığı bizimle birlikte kılacak ve büyük sorunlara doğru adım atacağız.</p><p>“. Dünyadaki tüm toplumlarda ortak olarak kullanılan bu şeyin isminin de tüm dünya dillerinde aynı olmasının ne sakıncası olabilir ki?” demişsiniz.</p><p>O zaman “burger king”in sizin için bir mahsuru yok ya da başka herhangi bir yabancı ismin. Onlar da tüm dünya dillerinde kullanılıyor?</p><p>Buzdolabı, bilgisayar, anakart, işlemci gibi kelimeler ilk bulunduğunda birçok kişiye komik gelmişti. Sizin gibi tepkiler vermişti ancak şu an çok da güzel kullanılıyor. Bu alışkanlık ile alakalı. Siz önyargılarınızı yıkar ve alışkanlıklarınızdan vazgeçerseniz bulduğumuz karşılığı çok rahat kullanabilirsiniz.</p><p>Saydığınız örneklere gelince, bir insanın hayatında o dediğiniz türden yabancı kelimelerin olması kullandığı bir kelimeyi Türkçeleştirmesine engel değildir. Bakın bizim teknoloji tarihimizde birçok kelime Türkçeleşmiştir:</p><p>Computer = Bilgisayar<br
/> Scanner = Tarayıcı<br
/> Printer = Yazıcı<br
/> Mouse = Fare<br
/> CPU = İşlemci<br
/> Main Board: Anakart</p><p>Bu örnekleri daha da sıralamak mümkün. Hatta bir de otomobil sektöründen örnek vereyim size, bir arkadaşla dün konuşurken dikkatimizi çekti. İngilizcede arabaların gücünü gösteren bir ölçü birimi mi diyelim ya da başka bir şey mi diyelim bilmiyorum ama “Horse Powee (HP)” vardır. Bizim dilimize çevirdiğinizde ise direkt “Horse” kelimesinin karşılığı olan “Beygir” kelimesi kullanılır. Yani bu araba “100 Beygir” gibi bir ifade. İşte verdiğim bu örnekler bir kelimenin nasıl Türkçeleşebileceğinin ispatıdır.</p> ]]></content:encoded> </item> <item><title>Yazar: Fatih Arat</title><link>http://hedefturkce.com/ag-gunlugu-blog/comment-page-1/#comment-19</link> <dc:creator>Fatih Arat</dc:creator> <pubDate>Fri, 04 Jul 2008 02:19:39 +0000</pubDate> <guid
isPermaLink="false">http://hedefturkce.com/?p=17#comment-19</guid> <description>Kaan bey;
Üzülerek söylemek isterim ki, resmi dili ingilizce olmayan bir ülkede &quot;franchising&quot; yöntemi ile çalışan &quot;burger king&quot; gibi bir &quot;fast food&quot; dükkânında &quot;whopper menü&quot; sipariş eden insanlar olduğumuzu düşünürsek, &quot;blog&quot; kelimesinin resmi olan anadilimiz için yarattığı tehlikenin sadece bir sivrisinek ısırığı olduğu, ve bizim kocaman yaraları görmediğimiz çok açıktır. Meşhur &quot;dil toplumun aynasıdır&quot; deyişini düşünürsek, &quot;burger king&quot; kelimesinden ziyade, bu işyerlerinin heryerde olduğu ve artık dünyanın yerel işyerleri olduğu ve toplumun tüm alışkanlıklarını/kültürünü değiştirdiği bu dönemde bunun önemini görmeyip &quot;blog&quot; kelimesinin Türkçe&#039;de yarattığı sorun ile uğraşmak, bunu gerçekten bir &quot;sorun&quot; olarak görmek büyük gaflettir. Çok beğendiğim bir söz vardır; &quot;Anti emperyalist olmadan demokrat olmak, ancak liberallere özgü bir durumdur.&quot; diye. Sanırım dilbilimcilerimizin büyük çoğunluğu da liberal ki, &quot;burger king&quot; gitmeden isminin de gidemeyeceğini anlayıp, küçük ve gayet etkileşim sürecinde olup tüm dünya dillerine girip &quot;zarar veren&quot; olarak adlandırılması çok zor olan kelimeler ile uğraşıyorlar. Dile asıl zarar veren ilk şeyin &quot;burger king&quot; ve benzerleri olduğu, ikinci olarak ta yabancı dillerdeki bir çok &quot;önemli&quot; kavramın bizim dilimiz ile henüz ifade edilememesi olduğunu anlamamakta neden ısrar ediyor dilbilimciler? &quot;Blog&quot; gibi kısa (ki Türkçe yüzyıllardır kısa kelimeleri sevmiştir), şık, kaynak dildeki aynı telaffuz ile ve dilimizde de yazıldığı gibi okunabilen nadir kelimelerden olan, anlamını dört harfle olduğu gibi ifade edebilen ve internet okuryazarı herkesin kolayca anladığı bir kelime yerine &quot;Türkçe&quot; diyeceğimiz bir kelime uydurmak gerçekten Türkçeye bir katkı sağlayacak mı?
Bunu iyi düşünün Kaan bey, dil konusundaki endişenizi gayet iyi anlıyorum ama tek istediğim problemin bundan çok daha büyük olduğunu görmeniz ve &quot;tamam problem büyük ama &#039;blog&#039; yerine dilimizden diyebileceğimiz bir kelime kullanmak ta işin bir ucundan tutmaktır&quot; fikrinden vazgeçmeniz. Çünkü bu işin bir ucundan falan tutmak değildir, bu internet için anlamı çok büyük olan bir kelimenin ani bir etkileşim ile tüm dillere girmesidir. Dikkat ediniz ki &quot;blog&quot; kelimesinin kaynak dilde de tam açıklayıcı bir anlamı yoktur, her gün &quot;blog&quot; adı altında bir gün önce gördüğümüzden tamamen farklı şeylerle karşılaşıyorsak, bu kaynak dilde de tam olarak tanımlanamamış demektir. Ama &quot;blog&quot; dediğinizde bunu tüm dünya anlamaktadır. Dünyadaki tüm toplumlarda ortak olarak kullanılan bu şeyin isminin de tüm dünya dillerinde aynı olmasının ne sakıncası olabilir ki? Bunu siz de kabul edersiniz ki buna yapacağınız çeviri &quot;buzdolabı, bilgisayar&quot; kadar kullanışlı ve güzel bir çeviri olmayacaktır. Kaynak dilde de, ithal eden dilde de aynı şekilde yazılıp aynı şekilde telaffuz edilebilen ve kavramı tam olarak açıklayabilen &quot;tek&quot; kelime için başka bir kelime uydurmaya çalışmak gerçekten de bir sorunu çözmek midir? Bu türdeki ilk web sitesini bir Türk yapsaydı ve buna &quot;blog&quot; deseydi, &quot;ne demek ya bu blog, hiç Türkçe&#039;ye benzemiyor?!&quot; diyecek miydiniz?
Bazen tek bir küçük ağaç ile öylesine uğraşırız ki ormanın tamamındaki yangını göremeyiz. Küçük ağaç üzerindeki çabamız oldukça iyi niyetlidir ama ormandaki yangın öyle bir hızla büyümektedir ki, zaten kısa bir süre sonra bizim küçük ağacımızı da içine alacaktır.</description> <content:encoded><![CDATA[<p>Kaan bey;</p><p>Üzülerek söylemek isterim ki, resmi dili ingilizce olmayan bir ülkede &#8220;franchising&#8221; yöntemi ile çalışan &#8220;burger king&#8221; gibi bir &#8220;fast food&#8221; dükkânında &#8220;whopper menü&#8221; sipariş eden insanlar olduğumuzu düşünürsek, &#8220;blog&#8221; kelimesinin resmi olan anadilimiz için yarattığı tehlikenin sadece bir sivrisinek ısırığı olduğu, ve bizim kocaman yaraları görmediğimiz çok açıktır. Meşhur &#8220;dil toplumun aynasıdır&#8221; deyişini düşünürsek, &#8220;burger king&#8221; kelimesinden ziyade, bu işyerlerinin heryerde olduğu ve artık dünyanın yerel işyerleri olduğu ve toplumun tüm alışkanlıklarını/kültürünü değiştirdiği bu dönemde bunun önemini görmeyip &#8220;blog&#8221; kelimesinin Türkçe&#8217;de yarattığı sorun ile uğraşmak, bunu gerçekten bir &#8220;sorun&#8221; olarak görmek büyük gaflettir. Çok beğendiğim bir söz vardır; &#8220;Anti emperyalist olmadan demokrat olmak, ancak liberallere özgü bir durumdur.&#8221; diye. Sanırım dilbilimcilerimizin büyük çoğunluğu da liberal ki, &#8220;burger king&#8221; gitmeden isminin de gidemeyeceğini anlayıp, küçük ve gayet etkileşim sürecinde olup tüm dünya dillerine girip &#8220;zarar veren&#8221; olarak adlandırılması çok zor olan kelimeler ile uğraşıyorlar. Dile asıl zarar veren ilk şeyin &#8220;burger king&#8221; ve benzerleri olduğu, ikinci olarak ta yabancı dillerdeki bir çok &#8220;önemli&#8221; kavramın bizim dilimiz ile henüz ifade edilememesi olduğunu anlamamakta neden ısrar ediyor dilbilimciler? &#8220;Blog&#8221; gibi kısa (ki Türkçe yüzyıllardır kısa kelimeleri sevmiştir), şık, kaynak dildeki aynı telaffuz ile ve dilimizde de yazıldığı gibi okunabilen nadir kelimelerden olan, anlamını dört harfle olduğu gibi ifade edebilen ve internet okuryazarı herkesin kolayca anladığı bir kelime yerine &#8220;Türkçe&#8221; diyeceğimiz bir kelime uydurmak gerçekten Türkçeye bir katkı sağlayacak mı?</p><p>Bunu iyi düşünün Kaan bey, dil konusundaki endişenizi gayet iyi anlıyorum ama tek istediğim problemin bundan çok daha büyük olduğunu görmeniz ve &#8220;tamam problem büyük ama &#8216;blog&#8217; yerine dilimizden diyebileceğimiz bir kelime kullanmak ta işin bir ucundan tutmaktır&#8221; fikrinden vazgeçmeniz. Çünkü bu işin bir ucundan falan tutmak değildir, bu internet için anlamı çok büyük olan bir kelimenin ani bir etkileşim ile tüm dillere girmesidir. Dikkat ediniz ki &#8220;blog&#8221; kelimesinin kaynak dilde de tam açıklayıcı bir anlamı yoktur, her gün &#8220;blog&#8221; adı altında bir gün önce gördüğümüzden tamamen farklı şeylerle karşılaşıyorsak, bu kaynak dilde de tam olarak tanımlanamamış demektir. Ama &#8220;blog&#8221; dediğinizde bunu tüm dünya anlamaktadır. Dünyadaki tüm toplumlarda ortak olarak kullanılan bu şeyin isminin de tüm dünya dillerinde aynı olmasının ne sakıncası olabilir ki? Bunu siz de kabul edersiniz ki buna yapacağınız çeviri &#8220;buzdolabı, bilgisayar&#8221; kadar kullanışlı ve güzel bir çeviri olmayacaktır. Kaynak dilde de, ithal eden dilde de aynı şekilde yazılıp aynı şekilde telaffuz edilebilen ve kavramı tam olarak açıklayabilen &#8220;tek&#8221; kelime için başka bir kelime uydurmaya çalışmak gerçekten de bir sorunu çözmek midir? Bu türdeki ilk web sitesini bir Türk yapsaydı ve buna &#8220;blog&#8221; deseydi, &#8220;ne demek ya bu blog, hiç Türkçe&#8217;ye benzemiyor?!&#8221; diyecek miydiniz?</p><p>Bazen tek bir küçük ağaç ile öylesine uğraşırız ki ormanın tamamındaki yangını göremeyiz. Küçük ağaç üzerindeki çabamız oldukça iyi niyetlidir ama ormandaki yangın öyle bir hızla büyümektedir ki, zaten kısa bir süre sonra bizim küçük ağacımızı da içine alacaktır.</p> ]]></content:encoded> </item> </channel> </rss>
<!-- Performance optimized by W3 Total Cache. Learn more: http://www.w3-edge.com/wordpress-plugins/

Minified using disk: basic
Page Caching using disk: enhanced
Database Caching using disk: basic
Object Caching 366/367 objects using disk: basic

Served from: hedefturkce.com @ 2012-05-19 02:36:34 -->
